Sabaha kadar
Cumartesi, 18 AÄŸustos 2007Avcının biri oturmuÅŸ mecliste anlatıyor: “ArkadaÅŸ daÄŸda geziyorum, akÅŸam oldu bir tane geyik yok. Derken geri dönüyorum. Birde baktım ne göreyim. Bir ala geyik. Aramızda siz deyin 500 ben deyim 1000 metre mesafe var. YaklaÅŸtım, niÅŸan aldım, çaktım mermiyi. Devirdim geyiÄŸi. KoÅŸtum hemen baktım kocaman birÅŸey. Omuzlasam taşıyamam. Kestim bir bacağını baktım az geldi. DiÄŸer bacağını da kestim. Attım iki bacağı iki omzuma geliyorum.”
Tam bu esnada içerden seslenirler: Abi telefon var. Bizimki gider. Konuşur. Gelir.
Eveeeet nerde kalmıştık?
Abi iki bacağı omuzlarına atmıştın…
“Hah der bizimki: Ondan sonra sabaha kadar verdim yarrağı, verdim yarrağı”.