‘Kayserili’ Kategorisi için ArÅŸiv

Kayserili ve yahudinin macerasi

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Günün birinde kayserili nin birisi yahudiyle anlasirlasr büyük bi banka soymak icin, soygun esnasinda polis basar bunlari ve ardindan bizim kayserili ve yahudi baslar lar kosmaya ardindan komiser bagirir hey orosbu cocugu dur kacma diye onun üzere yahudi durur va kayseriliye söyle der tüh beni tanidilar
sen devam kac….

Kayserili baba

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Kayserili bi cocuk babasının yanına gitimiş
-baba bana 500 lira veririmisin? demiş. babası
-ne 400 liramı 300 neyine yetmio napcan 200 ü al sana 100 lira demiş ve cebinden 50 lira cıkarmış ve vermiş.cocuk
-baba ben zaten senden 50 lira istemiÅŸtim vermezsin diye oyle dedim demiÅŸ. baba:
-bak! kerataya eğer sahte para vermesem babasını kazıklayacak

Kurnaz kayserili

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Bir kayserili ve iki çorumlu bir gün trende karşılaşır ve konuÅŸmaya baÅŸlarlar…çorumlular derki;biz çok zekiyizdir trene bineceÄŸimiz zaman hep bir baÅŸka çorumlu arar buluruz ve beraber bineriz trene sonra biletçi gelince ikimizde bir tuvalete girip biletçi bileti isteyince bir bilet veririz…kayserili gülmüş buna ve demiÅŸ ki;bende bi trene bineceÄŸim zaman hemen iki tane çorumlu ararım,sonra bakarım onlar ne zaman tuvalete gidiyorsa takılırım o zaman peÅŸlerine ve kapı kapanınca biletçi gibi gelir alırım biletlerini,bedavaya binmiÅŸ olurum…

3. maddeden tutturursak

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Zamanın birinde avukat olmadığı için dava vekilliği yapan bir Mevlüt Amca varmış.
Vatandaşın hukuki sorunları için uğraşır, dertlerine deva olurmuş.
Mesela, bir tarla için dava açılıyor. Vatandaşın hakkı gasp olmuş. Mevlüt Emmiye varıyor, derdini anlatıyor.
Mevlüt Emmi, dinliyor meseleyi, sakalını sıvazlıyor. Diyor ki:
-Üçüncü maddeden tutturursak tamamdır!
Bir cinayet davası, yahut bir kavga veya kız kaçırma olayı var. Mevlüt Emmi dinliyor meseleyi, sonra aynı cevabı yine veriyor:
-Üçüncü maddeden tutturursak tamam!
Bu nasıl üçüncü maddeyse mübarek, her derde deva… Her olayda üçüncü madde iÅŸliyor, joker gibi al oraya koy, al bu davada kullan! Yıllar sonra artık iÅŸten elini eteÄŸini çekiyor Mevlüt Emmi. Bir adam yanına uÄŸruyor.
-Mevlüt Emmi beni hatırladın mı? -Yooo!
-Hatırlamazsın, benim dava vekilimdin sen. Şu kadar yıl hapis yattım. Mevlüt Emmi, iştahla soruyor:
-Hangi maddeden hüküm giymiştin? Cevap:
-Üçüncü maddeden Mevlüt Emmi, üçüncü maddeden!

Bilmece

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Kayseri`li, trende yolculuk etmekte… Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuÅŸurlarken:
-Gel seninle birbirimize bilmece soralım der.
-Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm.
-Tamam, der adam, sor bakalım
-Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar? Öteki yolcu düşünür, bilemez:
-Al 10 bin lirayı.
Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar? Kayseri`li, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
-Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.

Aynı İlaçlar

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Doktor, muayenehaneye ilk kez gelen hastadan 50 bin, sonraki muayenelerde 30 bin lira alıyordu. Bunu öğrenen Kayseri`li, muayeneye ilk gidişinde:
-İşte yine geldim doktor bey’dedi. Doktor soyunmasını söyledi. Muayene etti, ücretini aldı,
-Sağlığınız düzeliyor. Aynı ilaçları kullanmaya devam edin!

samet avcu

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

yahudi ailecek göc etmis kendine göre yerlesecekbir sehir ariyormus ama kendi kendine de düsünür dururmus gittigimyerde is yapayim ticaret yapayim kese kese altin kazanayim da köseyi döneyim diye icindede geciriyormus oraya gitmis buraya gitmis kendine göre bir yer bulamamis demis aradigim yeri bulana kadar gezecegim aradan aylar gecmis kayseriye yolu düsmüs amanin ne güzel yer diye icinden gecirmis burasi hosuma gittide gitmesine burada ticaret yapip parakazanirmiyim demis hemen aklina yahudi kurnazligi gelmis oglu abrama bagirmis abram yanima gel oglu gelmis ilerideki sehri görüyon degilmi demis abramda evet görüyorum baba demis ah simdi oraya bizim esekle beraber gideceksin 1 akcayida al yanina demis ilk gördügün esnefa benimde karnim cok ac esegiminde cok ac diyeceksin esnaftan yiyicek satmasini isteyeceksin abram baba bu para beni zor doyurur esege yiyecek nasil alayim demis yuhudi sen he´le git dedigimi yap demis abraham cikmis yola varmis kayseriye sehrin icine girmis hemen orada ilk gördügü esnafa yanasmis amca günlerdir yoldayiz benimde essegiminde karni cok ac bu 1 akcaya bizi doyururmusun demis kayserili esnaf gülerekten ver hele 1 akcayi demis abraham vermis kayserili dükkanin icine girmis ve elinde bir karpuzla gelmis al oglum icini sen ye kabugunlada esegini doyur demis abraham karpuzu almis kendisi icini kabugunuda essegi yemis ve yola babasinin yanina düsmüs yola babasinin yanina vardiginda babasi ne oldu abraham ne oldu karniniz doymadi degilmi demis oglu abraham baba hic sorma karnim patliyacak ilk esnafi gördüm 1akcaya hem beni hem esegimi doyur dedim demis karpuz getirdi icini sen yekabugunuda essegin yesin dedi bunu duyan yahudi ben böyle esnafin oldugu yerde nasil altin kazanirim demis cikmis yeni den yollara

Nereli

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Birgün Kayseri ile Niğde sınırında ölmüş biri bulunur. İnsanlar hemen toplanıp ne yapacaklarını düşünürler.Polis adamı hangi şehre götüreceğini bilmiyordur. Ordan geçen bir Kayseri`li duruma el koyar ve şöyle der.
-Ağzını koklayın sarımsak kokuyorsa Kayseri`ye ;soğan kokuyorsa Niğde`ye götürün demiş.

Sonra da Onu Yeriz

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Trenle İstanbula yolculuk eden Kayseri`li tanıştığı arkadaşıyla biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı yiyeceklerden arkadaşına da ikram eder. Arkadaşı,
-SaÄŸol benim basurum var ben yemeyeyim deyince ,
Kayserili gayet ılımlı bir tavırla :
-Olsun onuda biraz sonra yeriz demiÅŸ

Topum Tüfeğimi Geri Ver

Pazar, 19 AÄŸustos 2007

Çanakkale Muharebesinde Kayseri`li bir nefer topunun başına nöbete gelmiş. Muharebenin şiddetli bir zamanı değilmiş, şurada bir abdest tazeleyim demiş. Tüfeğini de topun üzerine bırakmış.
-Topum, tüfeğimin emaneti sana, diyerek ilerideki çukura gitmiş. Bu sırada komutan gelmiş, bakmış ki topun başında kimse yok, bir de nefer tüfeğini topun namlusuna asmış. Çok hiddetlenmiş, şu tüfeğini alayım da hesabını versin bakalım diye kızıp köpürmüş ama tüfeği de topun namlusundan bir türlü sökemiyormuş. Komutan:
-Ulan uyanık Kayseri`li bu tüfeğe ne yaptı da sökülmüyor böyle diye düşünürken Kayseri`li de çıkagelmiş. Komutan açmış ağzını yummuş gözünü, demediğini bırakmamış.
-Şu tüfeği de nasıl yapıştırdıysan sök yerinden demiş. Nefer:
-Yapıştırmadım komutanım demiş. Topa yaklaşmış:
-Topum tüfeğimi geri ver demiş ve komutanın şaşkın bakışları arasında tüfeği almış. Komutanın gözleri yaşarmış, askeri kucaklamış ve onunla helalleşip yanından ayrılmış.


eXTReMe Tracker